İnsanların büyük çoğunluğu bir anneden doğar ve onun sütüyle, emeğiyle, sevgisi ve şefkatiyle büyür olgunlaşır. Geriye kalanlar ise anne rahminde, doğum masasında veyahut doğumdan sonra hayatın sonu olarak nitelendirilen ölümle karşılaşır. Ölüm değişmez. Ölümde değişen mezarın boyutu ve yaşanan acıdan başkası değildir. Günden güne değişen ise yaşamdır.

20 30 senede ortaya çıkan değişimin elbette insanlığa birçok yararı olmakla birlikte unutulan ve aslında hep akılda tutulması gereken zararları da olmuştur. En basitinden çocukların tarlalarda, evde ebeler ile doğmasından, yüksek standartlı hastanelerin steril ameliyathanelerinde ve uzman doktorlar tarafından doğması daha sağlıklı ve uygun olmuştur. Doğan çocukların ne şartlarda ilk günlerini geçirdiği hususunda da terazi olumlu değişimler kefesine destek çıkar. Peki ya doğarken asla hissetmediği bilmediği ve dijital fotoğrafların silinmesi halinde asla bilemeyeceği bir ortama binlerce lira harcanması insanlığın gelişmişliği ile mi alakalı yoksa israfın masum bir bebek üzerinde mutluluğa dönüşmesi mi?

Ne Değişti ?

Ne değişti peki hayatımızda evlat kokusunun verdiği mutluluk yetmez oldu da bu gibi şeyler ihtiyaç haline getirildi? İnsan büyüdükçe değişimin boyutu da değişir. Mesela önceleri çocukların evden çıkmasıyla başlayan, sokaklarda oynadıkları oyunlarla, o yaşlarda öğrendiği arkadaşlıklarla hatta ve hatta kavganın ne olduğu ve barışmanın huzurunu kavramakla devam eden ve hayatının en önemli yeteneği olan iletişimi sosyalleşmeyi öğrenmesi ile devam eden bir hayat var eskilerde. Şimdilerde büyüyen çocukların ellerinde elektronik ekranların parlak görüntülerinden başka bir şey yok. Yaşlarının en öğretici döneminde müziklerle animasyonlarla süslenen çizgi filmler ile toplumun ahlak kurallarından uzak anne baba saygısından ve sevgisinden bir haber konuşmayı bile öğrenemeyen bir nesil yetişiyor. Teknolojin hayatı kolaylaştıran tarafının yanında büyük bir nesli kaybetmeye sebep olma özelliği de taşıyor. Bu şekilde büyüyen nesil erişkinlik döneminde de kolaya alışmış, kandırmayı kendine hak gören ve dürüstçe işleyişi devam ettiremeyerek hayatına devam ediyor. Artık kimse kimsenin sözüne güvenmiyor. Senetler sözleşmelerle dolu bir dünyada yaşamak insanlara ekstra bir kaygı ve stres yüklüyor.

Hayat gelişmekte ve değişmekte olan muhteşem bir dönem. Gelişmeler değişimleri getiriyor ve değişimler farklı gelişim ihtiyaçları ortaya çıkarıyor. Var olan en kıymetli varlık olan insan neslini geliştirirken kötü yönde etkileyen değişimlerden uzak tutmak bütün dünyanın görevidir. Çocuklar gelecek ve gelecek kalitemizdir.